Yönsüz Hikayeler: Deliler Diyarına Giriş

Ve içsel tiyatromdaki deli seslendi: “Bayım oyun sırası bende ve sözlerim bir bıçak gibi kesecek gerçekliğinizi. Deliler diyarına hoş geldiniz.”

‘’Ve burada yaşam sizin siyah-beyaz hayatınızdan çok daha renklidir.’’ Dedi oyun sırası kendinde olan deli.

‘’Siz normallerin ve aklı başındaların buralarda ne işi var? Deliler diyarında bir özgür tinliler olarak tüm içsel boyunduruklarımızdan uzak yaşarız ve siz aklı başında insanlar her sabah içsel boyunduruklarınızın emriyle birer iskelet olarak uyanırsınız.’’ Böyle diyordu deli, sırasının gelmiş olması onu heyecanlandırmış ve coşkulu kelimeler savurmasını sağlamıştı.

Ve deli sordu: ‘’Siz gerçekliğin esiri bayım neden bu diyara girmek istiyorsunuz? Buranın renkleri sizin basit gerçekliğinizin üzerindedir.’’

Sınırları tahrip edilmiş adam cevapladı: ‘’ İçsel boyunduruklarımdan kurtulmak istiyorum.’’

Deli: ‘’ Öyleyse yabancı olmak istiyorsunuz.’’

Adam hüzünlü bir sesle: ‘’ Bir yabancı, bir yalnız, bir tutunamayan belki de hepsi….’’

Adamın zihni bulanıklaşmış içinde düşünceler çalkalanıyordu. Deli bunu fark etti ve seslendi:

‘’ Zamansız ve mekansız bir yere girdiniz bayım, düşünceleriniz kimliğinizi ve varlığınızı yok edecek.’’

‘’ Aklımda sürekli konuşan birileri var ve benden başka kimse duymuyor bu sesleri.’’ Dedi adam sesinden artık bu yeni ortamı yadırgamadığı belliydi.

‘’ Bu dışlanmanız için güzel bir gerekçe olur.’’ Deli bilmiş bir ses tonuna bürünmüştü.

kaynak: uğur yiğit karataş