Dönem Filmi Sevenlere 7 Film Tavsiyesi

The Professor and the Madman (Deli ve Dahi)

Deli ve Dahi, Oxford İngilizce Sözlüğü’nün yaradılışının gerçek hikayesini konu ediyor. Professor James Murray, gerçekleştirmek istediği proje için gecesini gündüzüne katarak çalışmaktadır. Onun amacı, Oxford İngilizce Sözlüğü’nün on bin kelimelik ilk baskısını hayata geçirmektir. Çalışmalarını sürdürdüğü sırada Murray’in eline akıl hastanesinden büyük bir çalışma geçer. Çok tehlikeli hastaların konulduğu bir akıl hastanesinde yatmakta olan Dr. W.C. Minor, profesöre 10,000 kelimelik bir çalışma gönderir. Minor’un gönderdiği bu liste, ikilinin yollarının kesişmesine neden olur. Yönetmen koltuğunda Farhad Safinia’nın oturduğu biyografik yapımın başrolünü Mel Gibson üstleniyor. Senaryosunu yönetmen ile John Boorman ve Todd Komarnicki’nin birlikte kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda Natalie Dormer, Sean Penn, Ioan Gruffudd, Jennifer Ehle, Jeremy Irvine gibi isimler yer alıyor. Simon Winchester’ın kitabından esinlenilen yapımın görüntü yönetmenliğini ise Kasper Tuxen üstleniyor.

Far From the Madding Crowd (Çılgın Kalabalıktan Uzak)

9. yüzyılda Wessex’in kasabalarından birindeyiz. Bilindiği gibi o dönemde kadınların 19. yüzyılda davranış biçimlerini kısıtlayan bir sürü kural var fakat genç Batsheba bu kuralların hiçbirine önem vermeyerek kendi istediği gibi özgür bir hayat yaşamanın peşinde. Tabi bulundukları çevre için oldukça alışılmışın dışında bir hayat sürüyor. Kendi hayatını bu özgürlükle yaşarken de ona aşık olan üç farklı adamın hayatlarını alt üst ediyor.

Jane Eyre

Erkek egemen bir toplumda kadının tek başına ayakta kalabileceğini kanıtlamak için savaşan Jane Eyre’nin macerası, Charlotte Bronte’nin feminist edebiyatın en önemli klasiklerinden biri sayılan aynı isimli eserinden bu sefer Moira Buffini tarafından uyarlandı. Yönetmen koltuğunda kısa filmleriyle bilinen Cary Fukunaga otururken, başroldeki Jane Eyre’i ise yakın zamanda İki Kadın Bir Erkek, Restless gibi yapımlardaki başarılı performansıyla seyrettiğimiz Mia Wasikowska canlandırıyor.

The New World – (Yeni Dünya: Amerika’nın Keşfi)

17. Yüzyılın başlarına damgasını vuran efsanevi bir aşk hikayesine konuk oluyoruz. John Smith ile Kızılderili kız Pochahontas’ın aşkıdır bu. O dönemde her ne kadar üzücü olaylar yaşanmış olsa da koloniciler ile dostluk kuran Kızılderililer arasında denge sağlanır. Kızılderili reisinin kızı olan Pochahontas ile John Smith, aşka tutulduklarında önlerine çıkan en büyük engel farklı kültürlerden geliyor olmaları olacaktır. Tanınan bir hikayenin yeni versiyonu olan filmde iki gencin birbirleri aracılığı ile çıktıkları iç yolculukları onları ummadıkları yerlere götürecektir.

 Emma

Jane Austen’ın aynı adlı ünlü romanından uyarlanır. Evliliğe karşı olan, İngiltere’de zengin bir aileye mensup Emma Woodhouse babası ile birlikte bir köyde yaşar. Annesini küçük yaşta kaybeden Emma ona iyi davranan bir bakıcı tarafından büyütülür. Asla evlenmeyeceğini her fırsatta dile getirirken Bay Knightley’e olan aşkının farkına varır.

 Portrait of a Lady on Fire (Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi)

Céline Sciamma tarafından yönetilen bu Fransız filmi, gösterime girdiğinde oldukça popüler oldu. İzleyenler tarafından beğenilen filmin konusu ise şöyle; 1760 yılında Fransa’da bir ressam olan Marianne, manastırı yeni terk eden genç bir kadın olan Héloïse’nin düğün portresini yapmak için görevlendiriliyor. Ancak ikili arasında farklı bir arkadaşlık gelişiyor.

Belle

18. yüzyılda yaşayan Dido adındaki melez bir kadının başından geçenleri konu ediyor. Dido, aristokrat büyük amcası ve karısı tarafından ayrıcalıklı bir şekilde büyütülmüş olmasına rağmen derisinin rengi yüzünden uygun sosyal konuma gelememektedir. Ancak Dido kendini, pozitif değişiklik yaratmak isteyen genç ve idealist bir avukata aşık bulunca iki dünya arasında sıkışmış bulur.

KAYNAK: